Pozitif İklim ve Psikolojik Güvenlik
Gündelik iş yaşamında bir çoğumuzun yaşadığı bazı anlar vardır: Bir toplantıda aklımıza gelen fikri sunmak için el kaldırmadan hemen önce ya da kritik anlarda küçük bir ekiple yapılan beyin fırtınasının tam ortasında aklımızda bir asılı kalan bir düşünce:
“Acaba bunu söylemeli miyim?"
"Bu söylediğim şu an için uygun mu?”
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki yalnız değilsiniz.
İş yaşamında farklı veya zorlu durumlarda bulunan herkes bu düşünceyi sık sık zihinlerinde asılı halde bulurlar çünkü bu yaşadığınız Psikolojik Güvenlik ile oldukça ilişkilidir.
Psikolojik Güvenlik kavramı ilk olarak 1990 yılında William Kahn tarafından kavramsallaştırılmış, Amy Edmondson tarafından da ekip düzeyinde genişletilmiştir. Kahn’a göre psikolojik güvenlik bir kişinin bir ekip veya çalışma ortamında düşüncelerini, endişelerini ya da hatalarını dile getirdiğinde cezalandırılmayacağına, küçük düşmeyeceğine veya dışlanmayacağına dair inancını ifade eder. Türkiye şartlarında 8 saatlik çalışma süresini göze alırsak gününün üçte birini iş yerinde geçiren hepimiz için psikolojik güvenlik oldukça hayatidir. Düşünsenize bir günün üçte birinde kendinizi rahatsız, güvensiz hissettiğiniz bir atmosferde geçiriyorsunuz… Böyle bir yerde tükenmemek veya sorunlar yaşama ihtimali maalesef ki düşüktür.

Pozitif örgüt ikliminden bahsetmeden önce kültür ve iklim arasındaki farkı netleştimek gerekir. Kurumlar için kültür kavramı derin ve uzun vadede oluşan köklü bir sistemi işaret ederken, iklim anlık hissedilen ve daha hızlı değişen kurum içi hava durumu olarak örneklendirilebilir. Bu yazıda iklim kavramına odaklanmamızın sebebi, güvensiz ortamların yarattığı anlık durumları daha iyi algılayabilmek olacaktır.
Kurumda sadece aksaklıkları ve stresi gidermeye odaklanmak yerine güçlü yönlere, esenliğe (well-being), dayanıklılığa ve anlam duygusuna odaklanan bir atmosferi yakalama arzusundan ortaya çıkan pozitif örgüt iklimi kavramı; kurum içindeki uygulamaları, liderlik davranışlarını ve çalışma ortamının destekleyici, adil ve insan odaklı olmasını içeren bütüncül bir bakış açısı olarak adlandırılabilir. Schneider, Ehrhart ve Macey’nin 2013 yılında yaptıkları araştırmaya göre pozitif örgüt ikliminin sağlanması, bir örgütün süreç ve çıktı odaklı performans hedeflerine ulaşma olasılığını en üst düzeye çıkarmak için esastır. Pozitif örgüt iklimi, psikolojik güvenlik kavramı ile dirsek teması halindedir. Ekiplerin birbiri ile iletişiminin sağlıkla sürmesi, liderlerin çalışanları ile temasının adil algılanması için çalışanların kendilerini güvenli hissetmesi elzemdir çünkü bir çalışan ancak kendini güvende hissettiği ortamda fikirlerini sunabilir, kendini ve ekibini geliştirmek için adımlar atabilir ve katkıda bulunmak için motive hissedebilir.




